Türkiye’yi teknoloji üssü yapacak olan AR-GE reform paketi açıklandı!

Türkiye’nin son dönemlerde en büyük atılımı yaptığı araştırma ve geliştirme, teknolojik gelişim son hızla sürecek.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, TÜBİTAK’ta düzenlenen Ar-Ge Reform Paketi tanıtımı programında yaptığı konuşmada, yapacakları daha çok işlerinin olduğunu belirterek Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranını yüzde 3 seviyesine çıkarmaları gerektiğini, bunun 2023 hedefleri arasında yer aldığını söyledi.

Ar-Ge harcamalarını artırırken özel sektörün bu harcamalardaki payını da yüzde 60’ın üzerine çıkarmak zorunda olduklarını ifade eden Davutoğlu, 2014 itibarıyla 115 bin olan araştırmacı sayısını 200-300 bin ve daha yüksek rakamlara ulaştırmakta da kararlı olduklarını vurguladı.

Davutoğlu, Ar-Ge ve yenilik eko-sistemini oluşturan her unsurun, Ar-Ge ve mükemmeliyet merkezlerinin, teknoloji geliştirme bölgelerinin, üniversitelerin, geliştiğini güçlendiğini vurgulayarak, öğrencilere girişimcilere, firmalara çok önemli burs ve teşvikler verdiklerini aktardı.

Sistemde aksayan yönleri sürekli iyileştirmeye, daha iyi bir sistem kurmaya önem verdiklerini anlatan Davutoğlu, Ar-Ge ve Yenilik Reform Paketini böyle bir anlayışla hazırladıklarına dikkati çekerek, bu paketin temel hedeflerini şöyle açıkladı:

“Tasarım faaliyetlerini destekleme kapsamına alıyoruz. Ar-Ge yatırımlarını ve nitelikli üretimi arttıracak adımlar atıyoruz. Ar-Ge personelinin niteliğini ve istihdamını arttırıyoruz. Bu faaliyetlerin ticarileşmesini sağlayacak eylemleri hayata geçiriyoruz. Üniversite-sanayi işbirliğini güçlendiriyoruz. Ar-Ge ve yenilik desteklerinin koordinasyonunu daha etkin bir hale getiriyoruz. Bu hedefleri gerçekleştirmek için çok sayıda eylemi belirlemiş bulunuyoruz. Bugün devrim mahiyetinde attığımız bu adımların Türkiye’nin bir taraftan güvenlik gibi sorunla terörle mücadele ederken aynı zamanda büyük atılımların da öncüsü olacak bir perspektife sahip olduğunu görmenizi de rica ediyoruz.”

Davutoğlu, Reform Paketi’nde öne çıkan eylemlerin bir kısmını da şöyle sıraladı:

“Tasarım merkezlerinin Ar-Ge merkezlerinin yararlandığı destek ve muafiyetlerden de yararlanmasını sağlıyoruz. Buna göre tasarım merkezlerindeki tasarım harcamalarının tamamı vergi indirimine tabi olacak. Sigorta primi işveren hissesinin yarısı, 2023 yılına kadar hükümetimiz tarafından karşılanacak. Tasarım merkezlerine gelir vergisi stopajı desteği ve damga vergisi istisnası da sağlayacağız. Ayrıca teknoloji geliştirme bölgelerinden gerçekleştirilecek bütün tasarım faaliyetlerini destek kapsamına alıyoruz. Teknoloji geliştirme bölgelerinde gerçekleştirilecek bütün tasarım faaliyetleri bu bölgelerde Ar-Ge faaliyetine sağladığımız destek ve muafiyetlerden yararlanacaktır. Tasarım faaliyetlerine dolayısıyla kapsamlı bir destek açıklamış bulunuyoruz. Ar-Ge ve tasarım yapan firmalara destek sağladığımız gibi Ar-Ge ve tasarım çalışmalarını sipariş yoluyla yapan firmaların da vergi indiriminden faydalanmasını sağlıyoruz. Sipariş yoluyla gerçekleştirilecek Ar-Ge ve tasarım harcama tutarının yüzde 50’si sipariş veren ve diğer yüzde 50’si de sipariş alan firmalarımızda Ar-Ge indirimine tabi tutulacak. Bakanlar Kurulu bu oranı yüzde yüze kadar çıkarmaya da yetkili kılınacak. Bu adımın özellikle Ar-Ge ve tasarım merkezi kurmaya gücü yetmeyen KOBİ’ler için büyük bir imkân büyük bir yenilik olduğuna inanıyoruz.”

Davutoğlu, Ar-Ge merkezi kurmak için gerekli personel sayısını daha önce 50’den 30’a indirdiklerini anımsatarak, şimdi özellikle ileri teknoloji gerektiren, yazılım, ilaç bilgi teknolojileri, biyoteknoloji gibi sektörlerde bu rakamı 15’e düşürdüklerini, bu adımın da çok önemli olduğunu düşündüğünü dile getirdi.

“Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde istihdam edilecek temel bilimler mezunlarının maaşlarının brüt asgari ücret kadarlık kısmını 2 yıl süreyle devlet olarak biz karşılamaya başlıyoruz. Hiçbir akademik gelişme, temel bilimler olmaksızın sağlanamaz” ifadelerini kullanan Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“YÖK Başkanı ile bunu daha önce detaylı bir şekilde ele almıştık. Yarın YÖK üyeleriyle birlikte olacağım. Temel bilimleri desteklemeliyiz. Temel bilimler bütün bilimsel gelişmenin altyapısını oluşturur. Onun için temel bilimler konusu ülkedeki önemli sıkıntılardan biri olması nedeniyle sürekli gündemimizde olacak. Önce TÜBİTAK’ta bu bölümlerin başarılı öğrenciler tarafından tercih edilmesi için bir burs programı başlatmıştık. Şimdi de mezunların istihdamını kolaylaştırmak için bu adımı atmış bulunuyoruz. Firmaların ortak proje yapmalarını teşvik amacıyla rekabet öncesi işbirliği projelerine destek sağlamaya başlıyoruz. Bu firmalara hem gelir vergisi stopajı, damga vergisi istisnası, vergi ve sigorta indirimi gibi vergisel destekler sağlayacağız hem de diğer desteklerle önlerini açacağız. Ayrıca Ar-Ge’de kullanılacak makine, teçhizat, fizibilite ve danışmanlık giderleri için yüzde 50’ye kadar hibe destekleri vereceğiz. Ar-Ge, yenilik ve tasarım projeleri kapsamında yurt dışından temin edilen ürünlere gümrük vergisi istisnası getiriyoruz. Yurt dışından Ar-Ge için getirilmesi zorunlu ürünlerde Mavi Hat Uygulamasına geçerek bu ürünlerin beklemeden gümrükten geçişini sağlayacağız. Böylece hem Ar-Ge proje süreçlerini kısaltıyor hem de maliyetleri minimuma indiriyoruz.”

Başbakan Davutoğlu, ihtisas teknoloji geliştirme bölgelerinin kurulmasının önünü açtıklarını, bu odak yapıları öncelikli ve stratejik sektörler olan bilişim, sağlık, savunma ve uzay gibi sektörlerde kurmayı planladıklarını belirtti.

“Vergi indirimi kolaylığı getiriyoruz”

Teknoloji geliştirme bölgeleriyle Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde çalışan personelin projelerle ve lisans üstü eğitimleriyle ilgili olarak dışarıda geçirdikleri süreleri de muafiyet kapsamına aldıklarının altını çizen Davutoğlu, şunları kaydetti:

“Buralarda çalışan bir personelin dışarıda bir saha araştırması yapması veya uluslararası bir konferansa katılması gerekiyorsa artık bu sürelerin tamamını bu kapsama alıyoruz. Yüksek lisans için 1,5, doktora için ise 2 yıllık süre muafiyet kapsamına alınacak. Teknoloji geliştirme bölgelerinde yer alan veya tekno gelişim desteğiyle kurulan firmalara doğrudan girişim sermayesi sağlayan firmalara vergi indirimi kolaylığı getiriyoruz. Mevcut durumda girişim sermayesi fonları herhangi bir firmaya yatırım yaptığında bazı vergi avantajlarından faydalanıyor. Şimdi ise bu yatırımların bir fon aracılığıyla olmaksızın doğrudan teknoloji geliştirme bölgelerinde yer alan veya tekno girişim desteğiyle kurulan firmalara yönelmesi durumunda çok daha yüksek oranlı vergi indirimlerinden faydalanmalarının önünü açmış oluyoruz. Tekno girişim sermayesi desteğinin şartlarını iyileştiriyoruz. Buna göre 100 bin lira olan destek limitini projenin niteliğine göre 500 bin liraya kadar çıkaracağız ve gerekirse daha da arttırmanın önünü açacağız. Ayrıca bu desteğe mezuniyetten sonraki 5 yıl içinde başvurma şartını da 10 yıla çıkaracağız.”

Davutoğlu, bilişim sektöründeki firmaların güvenli ve kaliteli yazım geliştirmeleri için standart belirleme ve yetkilendirme sistemini getirdiklerini vurgulayarak, “Üniversite sanayi işbirliği faaliyetlerinde bulunan öğretim üyelerimizin bu faaliyetlerden elde ettiği gelirlerden gelir vergisi kesintisi yapılmasına son veriyoruz. Bununla da yetinmiyoruz. Ayrıca üniversitenin bu gelirle ilgili döner sermaye kesintisini en fazla yüzde 15 olacak şekilde sınırlandırıyoruz. Eskiden öğretim üyesi bu gelirin yaklaşık yüzde 54’ünü kazanırken artık yüzde 85’ini kazanabilecek ve üstelik gelir vergisi kesintisi de yapılmayacak. Buradaki eylemleri hayata geçirerek 25’inci öncelikli dönüşüm programımızda vadettiğimiz eylemlerden 26’sını hayat geçirmiş bulunuyoruz” diye konuştu.

“En büyük reform yeni anayasa”

Hükümetin bir aylık tüm vaatlerini yerine getirdiğini kaydeden Davutoğlu, 3 aylık vaatlerin de büyük oranda tamamlandığını bildirdi.

Çok önemli gördükleri Ar-Ge ve Yenilik Reform Paketi’nde yer alan kanuni düzenlemeleri de en kısa sürede Meclis gündemine taşıyacaklarını ifade eden Davutoğlu, “Ar-Ge ve yenilik konusu ülkemiz için o kadar kritik konular ki açıkçası muhalefetin de bu düzenlemelere destek vereceğini ümit ediyorum” dedi.

Muhalefet partilerinin liderlerinin, görüşmelerde, bu anlamdaki reform paketlerine destek vereceklerini ifade ettiklerini belirttiklerini söyleyen Davutoğlu, “Özellikle KOBİ’lere büyük destek sağlayan, üniversitedeki akademisyenlerimize büyük imkanlar sağlayan bu paketi de bir zorluk çıkmadan Meclis’ten geçireceğimizi ümit ediyorum. Muhalefet partilerimizin bu paketi daha da geliştirmeye yönelik teklifleri varsa bunlara da açığız. Olduğumuz yerde durmayacağız, yaptığımız atılımları bundan sonra da sürdüreceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının şu anda “Üretim Reform Paketi” üzerinde çalıştığını anlatarak, Ar-Ge ve üretim paketlerinin, Türkiye’deki niteliksel sıçramanın 2 önemli ayağını oluşturacağını vurguladı.

Bütün hayat alanlarında olduğu gibi bu alandaki en büyük reformun da yeni anayasa olacağına işaret eden Davutoğlu, bunun da Türkiye’nin ertelenmiş bütün özlemlerine cevap vereceğini sözlerine ekledi.

Bakan Işık: “Millet yeniden lider ülke olmak istiyor”

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Ar-Ge reform paketinde daha yüksek katma değerli üretim yapısına geçişi sağlamak adına hedefi 12’den vuran eylemlerin yer aldığına dikkati çekerek, “İnanıyorum ki pakete Meclis aşamasında da TBMM üyeleri gereken katkıyı yapacaklar ve belki bugünkü seviyeden daha da olgunlaşarak kanunlaşmış olacak” dedi.

Ekonomik ve sosyal hedeflerin yakalanabilmesi için en çok bilim ve teknolojinin üzerinde durulması gerektiğini belirten Işık, Başbakan Davutoğlu’nun reform paketini bizzat açıklamasının, hükümetin bu konuya verdiği önemi gösterdiğini ifade etti.

Işık, Türkiye’nin yurt dışında üretilen bilimi, teknolojiyi takip etmekle yetinemeyeceğini, bununla yetinmenin orta karar bir ülke olmakla da yetinmek anlamına geldiğini söyleyerek, “Biz, millet olarak, orta karar bir ülke olmaya razı değiliz. Bu ülke, bu millet, yeniden her alanda lider bir ülke olmayı istiyor, bunu hak ediyor, bunu gerçekleştirebilecek potansiyeli de fazlasıyla taşıyor. Türkiye, dünyaya yön veren lider ülkelerden biri olacaksa, bilim ve teknoloji alanında da liderliğe oynamak zorundadır” diye konuştu.

Türkiye’de daha fazla bilgi üretimini ve bu bilginin ticarileşmesini sağlayan mekanizmaların kurulması, bunların da sürekli geliştirilmesi gerektiğine işaret eden Işık, bu alanda çok büyük mesafeler kat edildiğini anlattı. Işık, reform paketiyle, Ar-Ge ve yenilik ekosistemini güçlendirme yönünde çok kapsamlı eylemleri hayata geçireceklerini kaydetti. Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin kamu, üniversiteler, reel sektör firmaları, teknoloji geliştirme bölgeleri, Ar-Ge merkezleri ve araştırma altyapılarının bulunduğu çok geniş bir alanı kapsadığının altını çizen Işık, “En önemlisi, bu ekosistemde, öğrenci, akademisyen, çalışan veya girişimci olarak insan bulunuyor. Dolayısıyla Ar-Ge ve yenilik ekosistemini güçlendirmek demek, bütün bu halkaların her birini güçlendirmek anlamına geliyor. Bu reform paketinde bunu yapmaya çalıştık. Nicelik olarak sürekli artan Ar-Ge harcamalarını, nitelik olarak da ileriye taşımanın yollarını, formüllerini aradık. Ülkemizde yapılan üretimin niteliğini, katma değerini, teknoloji seviyesini nasıl artırabileceğimizi detaylı bir şekilde çalıştık” ifadelerini kullandı.

“İhtiyaçları karşılayacak bir paket hazırladık”

Işık, Girişimci Bilgi Sistemi verileri incelendiğinde, imalat sanayinin genelinde, tasarım yapan firmaların, yapmayanlara göre daha yüksek faaliyet karı elde ettiklerini gördüklerini anlatarak, şöyle konuştu:

“2014 yılında hazır giyim sektöründe tasarım yapmayan firmaların faaliyet karlılığı yüzde 4,5 iken tasarım yapan firmaların faaliyet karlılığı ise yüzde 7,3 olmuş. Bu gerçekten hareketle, pakette firmalarımızın tasarım faaliyetlerini desteklemeye yönelik unsurların yer almasını önemsedik. Reform paketinde yer alan tüm eylemlerin arka planında, işte buna benzer bilgiler, tespitler, tecrübeler ve hikayeler var.”

Pakette, daha yüksek katma değerli üretim yapısına geçişi sağlamak adına hedefi 12’den vuran eylemlerin yer aldığına dikkati çeken Işık, eylemlerin belirlenme sürecinde, reel sektör, üniversiteler ve eğitim camiasıyla çok yakın işbirliği içinde hareket ettiklerini belirtti. Pakete nihai halini vermek adına çok geniş katılımlı bir çalıştay düzenlediklerini anlatan Işık, şöyle devam etti:

“Sahadaki, alandaki girişimcilerin, akademisyenlerin, sanayicilerin görüşlerini, ihtiyaçlarını, tekliflerini olabilecek en üst düzeyde bu pakete yansıtmış olduk. Orta ve uzun vadede, Ar-Ge ve yenilik ekosisteminin ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşılayacak bir reform paketi hazırladığımıza inanıyorum. İnanıyorum ki Meclis aşamasında da TBMM üyeleri gereken katkıyı yapacaklar ve belki bugünkü seviyeden daha da olgunlaşarak kanunlaşmış olacak. Cumhurbaşkanımızın onayıyla da en kısa sürede yürürlüğe girecek diye ümit ediyoruz.”

Işık, Ar-Ge ve yenilik gibi alanlarda yapılacakların bitmeyeceğini ve bu ekosistemi iyileştirecek adımlar atmaya devam edeceklerini dile getirdi. Paketin hazırlanma sürecine katkı verenlere teşekkür eden Işık, reform paketinin Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.

Programa, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanı sıra Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Gümrük Ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız, Eskişehir Milletvekili Harun Karacan, Diyarbakır Milletvekili M. Galip Ensarioğlu, Bolu Milletvekili Üyesi Ali Ercoşkun, Elazığ Milletvekili Metin Bulut, Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, İstanbul Milletvekili Nureddin Nebati, İzmir Milletvekili Necip Kalkan, Kocaeli Milletvekili Zeki Aygün, Mersin Milletvekili Hacı Özkan, Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül, Ak Parti Genel Başkan Yrd. Ekonomi İşleri Başkanı Mehmet Mehdi Eker, AK Parti Genel Başkan Yrd. Araştırma Geliştirme Başkanı Recep Akdağ, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yöneticileri, meslek örgütü temsilcileri katıldı.

Yorumlar

İlk yorumu sen yazabilirsin?

avatar
wpDiscuz